
Tarlabaşı Esmer, İstanbul’un dar ve gürültülü sokaklarında yürüyen o esrarengiz kadındı. Uzun, dalgalı siyah saçları omuzlarına dökülüyor, koyu teni sokak lambalarının altında parlıyordu. Gözleri derin kahverengi, bakışları ise gece kadar yoğundu. O gece Tarlabaşı’nın kalabalık caddelerinde ilerlerken, müzik ve insan sesleri birbirine karışmıştı. Tarlabaşı Esmer, deri ceketinin yakasını kaldırıp adımlarını hızlandırdı; aklında sadece bir şey vardı: bu gecenin tutkusunu sonuna kadar yaşamak.Birkaç adım ötede, loş ışıklı bir barın önünde durdu. İçeri girdiğinde ağır bas, ter ve sigara kokusu onu sardı. Bar tezgâhına yaslandı, parmaklarıyla soğuk bardağını okşadı. Yanına yaklaşan geniş omuzlu adamın sesi boğuk çıktı: “Yalnız mı içiyorsun?” Tarlabaşı Esmer başını yavaşça çevirdi, dudaklarında tehlikeli bir gülümseme belirdi. “Belki de değilim,” dedi. Adamı... okumaya devam et

Tarlabaşı Sarışın, gece yarısını çoktan geçmiş sokakların loş ışığında, eski bir binanın dar merdivenlerini çıkarken saçları omuzlarına dökülüyordu. Daracık koridorda ayak sesleri yankılanırken, ince deri ceketinin altındaki vücudu her adımda geriliyordu. Kapıyı açtığında, içerideki adamın bakışları onu head to toe süzdü. Tarlabaşı Sarışın, adını her duyduğunda kalbinin bir an durduğunu hissediyordu; çünkü bu isim, semtin en karanlık köşelerinde bile fısıldanan bir efsaneydi. Birkaç cümle sonra, odanın tek ampulünün sarı ışığında, Tarlabaşı Sarışın’ın sesi alçak ve boğuk çıktı. “Kapıyı kilitle,” diye fısıldadı, ceketini omuzlarından yavaşça indirdi. Adam, kilit sesiyle birlikte ona doğru yürüdü. Adı Baran’dı; sert yüz hatları, dövmeli kolları ve gözlerindeki o aç gözlü bakışla, Tarlabaşı’nın gec... okumaya devam et

Tarlabaşı’nın dar, yokuşlu sokaklarında akşamüstü yürürken içimde garip bir huzursuzluk vardı. İşten yeni çıkmıştım ve Tarlabaşı’ndaki ofisimin önündeki kalabalık hâlâ kulaklarımdaydı. Birkaç cümle sonra aynı sokak beni tekrar Tarlabaşı’nın loş ara sokaklarına doğru çekti; çünkü o gece her şey orada başlayacaktı.Ofisten indim. Asansör boştu. Aynaya baktım: dar siyah pantolon, ince bluz, yüksek topuklar. Saçlarımı çözüp omuzlarıma döktüm. Dudaklarıma koyu kırmızı ruj sürdüm. Kapı açıldığında koridorda kimse yoktu. Dışarı çıktım. Tarlabaşı’nın nemli, eski taş kokulu akşam havası yüzüme çarptı. Hava ağırdı ama ben daha da sıcaktım. İçimde bir şeyler kaynıyordu.Telefona baktım. Mesaj yoktu. Kimseyi aramadım. Yürümek istedim. Ana caddenin kenarındaki dükkânlar kapanıyordu. Biraz ileride, daha sakin bir... okumaya devam et
Bomonti’nin dar sokaklarında yürürken, akşamın nemli havası tenime yapışıyordu. Bomonti’nin eski bina...
Harbiye’nin dar ve kalabalık sokaklarında yürürken, akşamın ılık rüzgârı tenime çarpıyordu. Harbiye’n...
İstanbul’un moda ve gece hayatıyla ünlü semti Osmanbey’in ışıklı caddelerinde, her şey “osmanbey escort” a...
İstanbul’un Boğaz kıyısındaki en bilinen semtlerinden biri olan Ortaköy’ün cami ve sahil kenarındaki ışıklı sokakların...
Çerkezköy Vip’in loş, modern odasında, Trakya’nın gece sessizliği uzaktan hissedilirken Elif, o gece ilk kez kendini b...
İstanbul’un kalbinde, Şişli’nin neon ışıklarıyla aydınlanan dar sokaklarında geçen o gece, her şey “şişli escort&rd...
İstanbul’un hareketli semtlerinden biri olan Mecidiyeköy’ün gece ışıkları altında, her şey “mecidiyeköy escort&rdqu...
İstanbul’un canlı ve köklü semtlerinden biri olan Beşiktaş’ın sahil kenarındaki ışıklı caddelerinde, her şey o gece fa...
Samandıra’nın gece serinliği caddeye yayılırken, sarı saçlı kadın sitenin merdivenlerini çıkıyordu. Uzaktan gelen araba sesl...
Şile Sarışın, sarı saçları deniz rüzgârıyla hafifçe savrulurken sahil evinin merdivenlerini çıkıyordu. Şile’nin kumsallarınd...