Avrupa Yakası Sarışın, Boğaz’ın karanlık sularına bakarken parmaklarını cam’a dayadı. Aşağıda feribotların ışıkları yanıp sönüyordu. Rüzgâr saçlarını savuruyordu. O akşam Avrupa Yakası Sarışın için her şey daha keskin, daha tehlikeli ve daha doyumsuz görünüyordu.
Asansör kapısı açıldığında Kaan karşısındaydı. Takım elbisesinin ceketi omzunda, kravatı gevşetilmişti. Gözleri onu baştan aşağı süzdü. Konuşmadan içeri girdi. Kapı kapanır kapanmaz Ece’yi duvara yasladı. Öpücük sertti. Dilini ağzına soktu, eli etek ucunu yukarı çekti. Ece’nin bacaklarının arasını okşadı. Zaten ıslaktı.
“Burada mı?” diye fısıldadı Kaan.
Ece başını hayır diye salladı. “Yatağa.”
Kaan onu kucağına aldı, yatak odasına taşıdı. Yatağa bıraktığında Ece hemen doğruldu. Kaan’ın kravatını çekti, ellerini arkaya götürdü. Kravatla bileklerini bağladı. Kaan’ın gözleri karardı ama itiraz etmedi. Ece gömleğinin düğmelerini tek tek açtı, pantolonunu indirdi. Sertliği avucuna aldı, yavaşça sıvazladı. Sonra eğilip dilini ucuna değdirdi. Yalamadı. Sadece değdirdi. Kaan’ın kalçaları hafifçe titredi.
“Sabret,” dedi Ece.
Ağzını açıp onu içine aldı. Derin. Boğazına kadar. Sonra çıkardı. Tekrar aldı. Ritmi bilinçli olarak yavaş tuttu. Kaan’ın nefesleri kesik kesikti. Elleri bağlı olduğu için dokunamıyordu. Ece bir süre böyle devam etti. Sonra ağzını çekti, üzerine çıktı. Islak girişini onun sertliğine dayadı ama içine almadı. Sadece sürttü. İleri geri. Klitorisi her sürtünüşte sertliğine değiyordu. Kaan inledi.
“Ece…”
“Henüz değil.”
Ece daha fazla dayanamayınca yavaşça aşağı indi. İçini doldururken ikisi de aynı anda nefes verdi. Ece kalçalarını hareket ettirmeye başladı. Önce yavaş, sonra daha sert. Göğüsleri her inişte titriyordu. Kaan’ın bağlı elleri gerildi. Ece eğilip boynunu ısırdı, aynı anda daha derin oturdu. Orgazmı yaklaşınca ritmi hızlandırdı. İçeriden gelen kasılmalar Kaan’ı da sınırına getirdi. Ece bir anda durdu, onu içinden çıkardı. Kaan boğuk bir ses çıkardı.
Ece yatağın kenarına geçti, bacaklarını açtı. “Dilini kullan.”
Kaan hemen diz çöktü. Diliyle yaladı, emdi, içeri soktu. Ece’nin eli saçlarına gitti, onu daha fazla bastırdı. İkinci orgazmı daha şiddetli geldi. Bacakları Kaan’ın omuzlarında titredi. Ece onu geriye yatırdı, tekrar üzerine çıktı. Bu sefer ters. Sırtı Kaan’a dönük. Kalçalarını kaldırıp indirdi. Kaan’ın bakışları onun kalçalarına, bel çukuruna kilitlenmişti. Ece bir eliyle klitorisini okşarken diğer eliyle Kaan’ın uyluğunu kavradı. Üçüncü orgazmı daha sessiz ama daha uzundu. Kasılmaları Kaan’ı da boşalmaya zorladı. Sıcaklık içine aktı.
Ece yavaşça kalktı. Kaan’ın bileklerindeki bağı çözdü. Kaan hemen doğruldu, onu yatağa yatırdı. Bu sefer o kontrolü aldı. Bacaklarını omuzlarına aldı, derin ve sert girdi. Her vuruşta yatak gıcırdadı. Ece’nin tırnakları sırtına battı. Kaan eğilip memesini ağzına aldı, emerken vurmaya devam etti. Dördüncü orgazm Ece’yi sarsarak geldi. Kaan da onu takip etti, ikinci kez boşaldı.
Bir süre hiç kıpırdamadılar. Terleri birbirine karışmıştı. Kaan yanına uzandı, parmaklarıyla Ece’nin belini okşadı. Dışarıda Boğaz’ın ışıkları hâlâ yanıyordu. İçeride ise sadece nefesler vardı.
Ece bir süre sonra doğruldu. Kaan’ın göğsüne elini koydu, parmaklarıyla dolaştı. Sonra aşağı indi. Onu tekrar sertleştirdi. Bu sefer daha yavaş. Göz göze. Ece üzerine çıktı, yavaşça içine aldı. Kalçalarını daireler çizerek hareket ettirdi. Kaan’ın elleri memelerine gitti, uçlarını sıktı. Ece’nin başı geriye düştü. Beşinci orgazmı daha yumuşak, daha derin oldu. Kaan da onu izleyerek boşaldı.
Sabaha karşı gri ışık odaya süzüldüğünde Ece hâlâ Kaan’ın göğsündeydi. Adamın parmakları saçlarını okşuyordu.
“Kal,” dedi Kaan.
Ece gülümsedi. “Bu sefer kalacağım.”
Dışarıda Avrupa Yakası uyanıyordu. Feribotlar yeniden çalışmaya başlamıştı. Ama odanın içinde zaman hâlâ yavaş akıyordu. İki beden, iki nefes ve aralarında biriken her şey henüz bitmemişti.
Öğlene doğru tekrar birbirlerine dokundular. Bu sefer duşta. Sıcak suyun altında Kaan Ece’yi duvara yasladı, arkadan girdi. Su sesleri, ten sesleri ve inlemeler birbirine karıştı. Ece’nin elleri fayansa yapıştı. Orgazmı duşun buharıyla birlikte geldi. Kaan da onu takip etti.
Sonra havlulara sarılıp yatağa döndüler. Ece Kaan’ın göğsüne başını yasladı. Parmakları hâlâ usul usul dolaşıyordu.
“Yarın akşam yine gel,” dedi Kaan.
Ece gözlerini açmadan cevap verdi. “Geleceğim. Ama bu sefer sen bağlanacaksın.”
Kaan hafifçe güldü. “Tamam.”
Dışarıda şehir gürültüsü artıyordu. Avrupa Yakası’nın sabahı tam anlamıyla doğmuştu. Ama odanın içinde hâlâ dün gecenin kokusu vardı. Ter, sex ve biraz da kravatın izi.
Bomonti’nin dar sokaklarında yürürken, akşamın nemli havası tenime yapışıyordu. Bomonti’nin eski bina...
Harbiye’nin dar ve kalabalık sokaklarında yürürken, akşamın ılık rüzgârı tenime çarpıyordu. Harbiye’n...
İstanbul’un moda ve gece hayatıyla ünlü semti Osmanbey’in ışıklı caddelerinde, her şey “osmanbey escort” a...
İstanbul’un Boğaz kıyısındaki en bilinen semtlerinden biri olan Ortaköy’ün cami ve sahil kenarındaki ışıklı sokakların...
Çerkezköy Vip’in loş, modern odasında, Trakya’nın gece sessizliği uzaktan hissedilirken Elif, o gece ilk kez kendini b...
İstanbul’un hareketli semtlerinden biri olan Mecidiyeköy’ün gece ışıkları altında, her şey “mecidiyeköy escort&rdqu...
İstanbul’un canlı ve köklü semtlerinden biri olan Beşiktaş’ın sahil kenarındaki ışıklı caddelerinde, her şey o gece fa...
Samandıra’nın gece serinliği caddeye yayılırken, sarı saçlı kadın sitenin merdivenlerini çıkıyordu. Uzaktan gelen araba sesl...
Şile Sarışın, sarı saçları deniz rüzgârıyla hafifçe savrulurken sahil evinin merdivenlerini çıkıyordu. Şile’nin kumsallarınd...
Çatalca Vip’in loş, doğa manzaralı odasında, İstanbul’un kuzeybatı yakasının gece sessizliği uzaktan hissedilirken Eli...