Dudulluosb, o gece her şeyin başlangıcı olmuştu. Birkaç cümle sonra tekrar Dudulluosb diye fısıldadı dudaklarım, sanki o isim büyülü bir anahtar gibi bedenimi açıyordu.O akşam şehrin kenar mahallesindeki eski bir apartmanın çatı katına çıktım. Kapıyı araladığında dudulluosb’nin gölgesi duvara yansımıştı. İçeri adım attığımda hava sıcak ve ağırdı; baharat, ter ve hafif bir parfüm kokusu karışmıştı. O, kapının yanında duruyordu. Uzun, koyu saçları omuzlarına dökülmüş, ince bir gömlek bedenine yapışmıştı. Gözleri karanlığa alışmış gibi beni süzüyordu.“Gel,” dedi kısık sesle. Sesindeki o alçak titreşim belimden aşağı inip bacaklarımın arasını ısıttı. Yanına yaklaştım. Elleri belime sarıldı, parmakları gömleğimin altından tenime değdi. Dudulluosb’nin dokunuşu ilk başta hafifti, sonra baskınlaştı. Dudakları boynuma yapıştı, dilinin sıcaklığı derimi yaladı. İç çektim. Ellerim onun göğsüne gitti, düğmeleri tek tek açtım. Gömleği yere düştüğünde kaslı göğsü ve düz karnı aydınlığa çıktı. Parmaklarımla izlerini sürdüm, meme uçlarını hafifçe sıktım. O da aynı şekilde benim gömleğimi çıkardı, sütyenimi çözdü. Göğüslerim serbest kaldığında elleri onları kavradı, başparmaklarıyla uçlarını ovuşturdu. Acı ile zevk birbirine karıştı.Beni yatağa doğru itti. Sırtım yumuşak çarşaflara değdi. Üzerime eğildi, dudaklarımı yakaladı. Öpüşmemiz derin ve ıslaktı; dilleri birbirine dolandı, dişler dudakları ısırdı. Elleri eteğimi yukarı sıyırdı, külotumu yavaşça indirdi. Bacaklarımı açtığında parmakları ıslaklığımı hissetti. “Ne kadar hazırsın,” diye fısıldadı. Bir parmağını içeri soktu, sonra ikincisini. Yavaş yavaş hareket ettirdi, başparmağıyla klitorisime bastırdı. Kalçam yükseldi, inledim. Ritmi hızlandırdı, parmakları içimi doldururken dilini göğüslerime gezdirdi. Meme uçlarımı emdi, ısırdı. Vücudum gerildi, dalgalar halinde bir orgazm yaklaştı. “Daha… lütfen,” diye yalvardım. O da bıraktı, parmaklarını çıkardı ve ıslaklığını yaladı.Kendi pantolonunu indirdi. Sertliği ortaya çıktığında nefesim kesildi. Kalın, damarlı ve gergindi. Ellerimle kavradım, yavaşça sıvazladım. Başını öne eğdim, dilimle ucunu yaladım, tuzlu tadı dilime yayıldı. Ağzımı açıp yavaşça içine aldım. Başını tuttum, boğazıma doğru indirdim. Boğulur gibi oldum ama bırakmadım. Dudulluosb’nin iniltisi kulağıma geldi. Elleri saçlarıma gömüldü, ritmi kontrol etti. Derinlere kadar itti, sonra geri çekildi. Tükürüğüm çeneme aktı. Bir süre daha emdim, dilimi damarlarına doladım, yumurtalarını okşadım. Sonra geri çekildi.Beni ters çevirdi, dizlerimin üzerine çöktürdü. Arkadan yaklaştı, elini belime koydu. Sertliğini ıslaklığıma sürttü, ileri geri kaydırdı. Klitorisime değdikçe titredim. Sonra yavaşça içeri girdi. Her santim doluluk hissi verdi. Tamamen girdiğinde durdu, içimi hissettirdi. Sonra hareket etmeye başladı. Yavaş ve derin. Her itişte kalçamı tuttu, parmakları tenime gömüldü. Seslerimiz karıştı; iniltilerim, onun nefes alışverişleri, tenin tenle çarpışma sesi. Hızlandı. Daha sert, daha derin. Bir eliyle saçlarımı yakaladı, hafifçe çekti. Başımı geriye yatırdı. Diğer eliyle belimi kavradı. Her darbeyle içimde bir yer sarsılıyordu. Orgazm dalgası tekrar yükseldi. “Şimdi,” diye bağırdım. Vücudum kasıldı, dalgalar halinde boşaldım. İçim sıkıştı, onu da tetikledi. Birkaç sert hareketten sonra inledi ve sıcaklığını içime boşalttı. Sıcak sıvı yayıldı, taştı.Bir süre öyle kaldık. Nefeslerimiz düzensizdi. Sonra yan yana uzandık. Elleri hâlâ bedenimde dolaşıyordu. Parmakları göğüslerimi, karnımı, bacaklarımı okşuyordu. Kısa bir dinlenmeden sonra tekrar sertleştiğini hissettim. Gülümseyerek üzerine çıktım. Bacaklarımı iki yana açıp üzerine oturdum. Ellerimle onu tuttum, yavaşça indirdim. İçime alırken ikimiz de inledik. Kalçamı sallamaya başladım. Yavaş, daireler çizerek. Elleri göğüslerimi kavradı, sıktı. Ben de ellerimi göğsüne koydum, dengemi sağladım. Ritmi artırdım. Yukarı aşağı, daha hızlı. Her inişte derinlere kadar girdim. Onun kalçası da bana doğru yükseldi, daha fazla bastırdı. Ter göğüslerimden damladı, karnına aktı. Öpüştük yine, dilimiz birbirine dolandı. Bir eliyle klitorisime uzandı, ovuşturdu. İkinci orgazm daha şiddetli geldi. Bağırdım, titredim, içim kasıldı. O da o sırada boşaldı, sıcaklık tekrar doldurdu.Yere düştük gibi yatağa yığıldık. Ama bitmemişti. Dudulluosb beni yan yatırdı, bacağını kaldırdı ve arkadan tekrar girdi. Bu sefer daha yavaş, daha duygusal. Elleri her yerimdeydi; göğüslerim, boynum, klitorisim. Öpücükleri omzuma, kulağıma değdi. “Seni istiyorum,” diye fısıldadı. Ben de “Al,” dedim. Saatlerce sürdü sanki. Pozisyon değiştirdik; yüz yüze, yan yana, diz üstü, ayakta duvara yaslanarak. Her seferinde bedenlerimiz birbirine daha çok yapıştı. Ter kokusu, sex kokusu odayı doldurdu. Çarşaflar ıslandı, yastıklar kaydı.Bir ara mutfağa gittik, su içtik. Ama masanın kenarında tuttu beni. Eteğimi kaldırdı (zaten neredeyse çıplaktık), beni masaya oturttu ve diz çöktü. Dilini bacaklarımın arasına gömdü. Islak, sıcak, ustaca. Klitorisimi emdi, dilini içeri soktu, parmaklarıyla destekledi. Bacaklarımı omuzlarına aldım. Üçüncü orgazmım o dilin üzerinde geldi. Dizlerim titredi, parmaklarım saçlarına gömüldü. “Durma,” diye inledim. Durmadı. Ben boşalana kadar devam etti, sonra ayağa kalktı ve tekrar girdi. Masanın üzerinde sarsıldık. Bardaklar devrildi, su aktı. Umursamadık.Gece boyunca ara ara dinlendik, konuştuk, güldük, sonra tekrar birbirimize saldırdık. Banyoda duş alırken duvarlara yaslandık, suyun altında kaygan bedenlerimiz birleşti. Elleri sabunlu tenimi kaydırdı, parmakları her deliğime girdi. Ben de diz çöktüm, suyun altında onu emdim. Boğazıma kadar aldım, gözlerim yaşardı ama zevkle. O da beni kaldırdı, bacaklarımı beline doladı ve duvara yaslayarak sikti. Su yüzümüze çarpıyordu, nefes almak zordu ama boşalmak daha zordu. Dördüncü, belki beşinci orgazm orada geldi.Sabaha karşı yatağa geri döndük. Bu sefer daha yavaş, daha derin. Göz göze. Ellerimiz kenetlendi. Her hareket bilerek, hissettirerek yapıldı. İçimde kıpırdadıkça her sinir ucum uyanıyordu. Orgazm yavaş yavaş birikti, sonra patladı. O da aynı anda. Birlikte titredik, birbirimize sarıldık. Sıcaklık yine doldurdu, taştı, bacaklarımdan aktı.Şafak sökene kadar öyle kaldık. Bedenlerimiz yapışkan, yorgun, tatmin olmuştu. Dudulluosb’nin kolu belimdeydi, nefesini boynumda hissediyordum. Parmaklarım hâlâ onun göğsünde dolaşıyordu. O gece sadece bedenlerimiz değil, bir şey daha birleşmişti. İsimler, kelimeler, fısıltılar… Hepsi o karanlık odada eriyip gitmişti. Ama dudulluosb hâlâ dilimdeydi, her iniltide, her boşalmada tekrar tekrar.Gözlerimi kapattım. Yorgunluk ağır basıyordu ama bedenim hâlâ titriyordu. Hatıralar canlandı: İlk dokunuş, ilk giriş, dilinin ıslaklığı, parmaklarının baskısı, kalınlığın doluluğu, boşalmaların sıcaklığı… Hepsi üst üste binmişti. Bir daha uyanıp tekrar istemek istedim ama güç yoktu. Sadece onun tenini hissetmek yetiyordu.Güneş camdan süzülmeye başladığında hafifçe kımıldadım. O da uyandı. Gözleri hâlâ uykulu, ama gülümsemesi yorgundu. “Tekrar mı?” diye sordu alaycı bir sesle. Ben de güldüm. “Belki akşama.” Ama ellerim zaten onun bacağına uzanmıştı. Sertleşmeye başladığını hissettim. “Tamam,” dedim. “Bir kez daha.”Üzerine çıktım yine. Bu sefer daha yavaş, sabahın aydınlığında. Her detayı görüyordum: Kaslarının kasılması, damarlarının belirginleşmesi, gözlerindeki arzu. İçime aldım, sallandım. Elleri kalçamı tuttu. Ritmi birlikte kurduk. Uzun sürdü. Sabahın serinliğinde terledik yine. Orgazm geldiğinde sessizce inledik, birbirimize sarıldık. Son boşalma daha yumuşak ama derin oldu.Sonra gerçekten yorgun düştük. Yan yana uzandık, çarşafları üzerimize çektik. Parmaklarımız hâlâ birbirine kenetliydi. Dudulluosb’nin nefes alışverişi düzenli hale geldi. Ben de gözlerimi kapattım. O gece ve o sabah, bedenimin her santimi onun tarafından keşfedilmiş, doldurulmuş, boşaltılmıştı. Kelimeler yetersiz kalıyordu. Sadece ten, ter, inilti ve o isim kalmıştı: dudulluosb.Hikâye burada bitmedi aslında. Çünkü aklımda hâlâ o anlar dönüyordu. Nasıl dokunduğu, nasıl girdiği, nasıl emdiği, nasıl boşaldığı… Her detay canlıydı. Bacaklarımın arasını hâlâ sızlıyordu, göğüslerim hâlâ hassastı, boynumda ısırık izleri vardı. Aynaya baktığımda o izleri görecektim. Ve her baktığımda o geceyi hatırlayacaktım.Gün ilerledi. Kahvaltı ettik, yavaşça. Ellerimiz hâlâ birbirine değiyordu. Masada otururken ayağı ayağıma sürttü. Altımda külot yoktu, hemen ıslandım. “Yine mi?” diye sordum. O da başını salladı. Beni kucağına aldı, sandalyede otururken üzerine oturttum. Bu sefer daha aceleci. Hızlı sallandım, o da kalçasını kaldırdı. Kısa sürdü ama şiddetliydi. Boşaldık yine. Kahvaltı soğudu, umursamadık.Öğlene doğru ayrıldık. Kapıda öpüştük uzun uzun. Dili ağzıma girdi, elleri kalçamı sıktı. “Yarın,” dedi. “Yarın yine.” Ben de “Evet,” dedim. Merdivenlerden inerken bacaklarım hâlâ titriyordu. Dışarı çıktığımda güneş parlıyordu ama aklım o karanlık odadaydı. Dudulluosb ismi dilimde tatlı bir tortu gibi kalmıştı.Eve döndüğümde yatağa uzandım. Gözlerimi kapattım ve her şeyi yeniden yaşadım. İlk paragrafı, ilk dokunuşu, ilk girişi… Parmaklarımı bacaklarımın arasına götürdüm. Hâlâ ıslaktım. Klitorisimi ovuşturdum, o geceki gibi. Hayalimde o vardı. Girmişti, sikiyordu, emiyordu. Orgazm geldiğinde adını fısıldadım: dudulluosb. Titredim, boşaldım. Yalnızdım ama hissettiğim şey o geceki kadar yoğundu.Akşam olduğunda mesaj attım. “Gel.” O da geldi. Kapıyı açtığımda yine aynı bakış. Bu sefer daha aç, daha bilinen. Elbisemi çıkarmadan tuttu beni, duvara yasladı. Eteğimi kaldırdı, külotumu kenara çekti ve girdi. Ayaktaydık. Sert, hızlı. Komşular duyabilir diye sustum, ama iniltilerimi boğamadım. Boşaldık, sonra yatağa geçtik. Geceyi yine uzattık. Pozisyonlar değişti, zevk katlandı. Her boşalmada ismi dilimdeydi.Günler böyle geçti. Her buluşmada daha derin, daha vahşi, daha yakın. Bedenlerimiz birbirini ezberledi. Nerede ne yapılacağını biliyorduk. Ama her seferinde yeni bir şey keşfediyorduk. Bir gece ellerini bağladı, gözlerimi kapattı. Kör ve çaresizdim. Dokunuşları daha yoğun geldi. Dilini her yerime gezdirdi, parmaklarını, sonra kendini. Orgazmlar peş peşe geldi. Bağlar çözüldüğünde ben de onu bağladım. İntikam gibi ama zevkle. Ağzına oturdum, onu emdirdim, sonra siktim. Roller değişti, güç değişti ama arzu aynı kaldı.Bir başka gece aynanın karşısına geçtik. Beni arkadan sikiyordu, ikimiz de yansımaya bakıyorduk. Göğüslerimin sallanışını, yüzümdeki ifadeyi, onun kasılmalarını görüyordum. Daha azgınlaştım. Ellerim camı tuttu, kalçamı geriye ittim. Daha derin girdi. Boşaldığımızda aynaya baktık, terli, kızarmış, tatmin olmuş yüzlerimize.Haftalar geçti. İlişki sadece sex değildi artık. Konuşmalar, gülüşmeler, sessizlikler de vardı. Ama her şey sex’e dönüyordu. Mutfakta, salonda, banyoda, hatta balkonda gece yarısı. Risk, heyecan katıyordu. Bir keresinde araba içinde, park yerinde. Dar alan, acele, korku ve zevk karışımı. Pantolonunu indirdi, üzerine oturdum. Direksiyon başımda, camlar buğulanmış. Kısa ama yoğun. Boşaldık, düzeldik, güldük.Sonra bir tatil. Deniz kenarında bir ev. Bütün gün çıplak dolaştık. Plajda, denizde, odada. Güneşten yanmış tenler, tuzlu su, kum. Her yerde yaptık. Kayalıklarda, suyun içinde, hamakta. Hamak sallanırken o içerideydi, rüzgar tenimizi okşuyordu. Orgazm geldiğinde hamak neredeyse devriliyordu. Güldük, sarıldık, devam ettik.Geri döndüğümüzde her şey aynı kaldı. Arzu dinmedi. Her buluşmada dudulluosb ismi ilk paragrafta olduğu gibi aklıma geliyor, birkaç cümle sonra dilime dolanıyordu. Çünkü o isim, o gece, o beden, o zevk… Hepsi birbirine karışmıştı. Ve bitmiyordu. Her orgazm bir sonrakinin başlangıcıydı. Her dokunuş yeni bir ateş yakıyordu. Hikâye uzuyordu, kelimeler yetmiyordu, ama bedenler konuşmaya devam ediyordu. O ilk geceki gibi, her seferinde yeniden başlıyorduk. Kapı açılıyor, gölge düşüyor, eller uzanıyor, dudaklar buluşuyor, bedenler birleşiyordu. Ve her seferinde, o isim… dudulluosb… her şeyin ortasında duruyordu.
Bomonti’nin dar sokaklarında yürürken, akşamın nemli havası tenime yapışıyordu. Bomonti’nin eski bina...
Harbiye’nin dar ve kalabalık sokaklarında yürürken, akşamın ılık rüzgârı tenime çarpıyordu. Harbiye’n...
İstanbul’un moda ve gece hayatıyla ünlü semti Osmanbey’in ışıklı caddelerinde, her şey “osmanbey escort” a...
Çerkezköy Vip’in loş, modern odasında, Trakya’nın gece sessizliği uzaktan hissedilirken Elif, o gece ilk kez kendini b...
Çatalca Vip’in loş, doğa manzaralı odasında, İstanbul’un kuzeybatı yakasının gece sessizliği uzaktan hissedilirken Eli...
Darıca Vip, Marmara’nın kıyısında, yeşil tepelerin eteğinde yükselen o modern sahil villasının adıydı. Gece, denizden gelen haf...
Edirne Vip’in loş, tarihi dokulu odasında, Trakya’nın gece sessizliği uzaktan hissedilirken Elif, o gece ilk kez kendi...
İstanbul’un kalbinde, Şişli’nin neon ışıklarıyla aydınlanan dar sokaklarında geçen o gece, her şey “şişli escort&rd...
İstanbul’un hareketli semtlerinden biri olan Mecidiyeköy’ün gece ışıkları altında, her şey “mecidiyeköy escort&rdqu...
İstanbul’un Boğaz kıyısındaki en bilinen semtlerinden biri olan Ortaköy’ün cami ve sahil kenarındaki ışıklı sokakların...