Florya’nın sahil şeridi akşamüstü saatlerinde altın rengine bürünür, deniz rüzgârı tuzlu ve serin eserdi. Geniş yürüyüş yolları, modern siteler ve uçakların alçak uçuşları… Selin, Florya’daki dairesinin balkonunda oturmuş, uzaktaki deniz ufkunu izliyordu. Telefonu titreşti. Mesaj kısaydı: “Florya’da mısın? Aşağıdaki sahil kafesindeyim.”Gönderen, bir ay önce ortak bir iş toplantısında tanıştığı adamdı. Adı Can’dı. Selin mesaja uzun uzun baktı, kalbi hafifçe hızlandı. Ceketini aldı, asansöre bindi ve sahile doğru yürüdü. Kafenin camından içeri baktığında Can’ı köşede otururken gördü. Sade bir gömlek, kolları sıvalı, elinde soğuk bir içecek. Göz göze geldiklerinde gülümsedi.“Gel,” dedi sadece. Birlikte siteye geri döndüler. Asansörde ikisi de konuşmadı; sadece omuzları birbirine değdi. 9. katta kapı kapanır kapanmaz Can Selin’i belinden tuttu ve öptü.Öpücük yavaş başladı ama hızla derinleşti. Dilini içeri soktu, elleri ceketinin altından bluzuna kaydı. Selin’in sırtı kapıya yaslandı. Can bluzunu yukarı çekti, sütyenini çözmeden göğüslerini avuçladı. Meme uçlarını başparmaklarıyla ovalarken boynunu öptü, hafifçe ısırdı, dilini kulak memesine gezdirdi. Selin’in nefesi hızlandı. Parmakları Can’ın gömleğini açtı, göğsüne, karın çizgilerine, beline dokundu. Kemerini çözdü, pantolonunu indirdi. Sertleşmiş, damarlı yarası ortaya çıktığında Selin bir an duraksadı, sonra gözlerinin içine bakarak onu yavaşça yatağa doğru itti.Yatağın kenarına oturttular. Selin Can’ın pantolonunu tamamen indirdi, yarasını eline aldı, yavaşça sıvazladı. Başparmağıyla başını okşadı, sonra dilini uzattı. Önce yaladı, tükürüğünü yaydı, sonra ağzına aldı. Derin ve ritmik hareketlerle emdi, boğazına kadar indirdi, geri çekildi, tekrar aldı. Can’ın eli saçlarında geziyor, ritmi zorlamadan takip ediyordu. Selin ara sıra başını çekip gözlerinin içine bakıyor, eliyle taşaklarını nazikçe okşuyor, sonra tekrar ağzına alıyordu. Tükürük yaranın üzerinde parlıyor, şapırtılı sesler odaya yayılıyordu.Can fazla dayanamadı. Selin’i yatırdı, etekliğini ve külotunu sıyırdı. Bacaklarını yavaşça açtı, dilini doğrudan amına götürdü. İlk dokunuşlar temkinliydi; yavaş yalamalar, klitorise odaklanma, sonra iki parmağını birden sokma. Selin’in beli kalktı, parmakları çarşafı sıktı. Can dilini ve parmaklarını aynı anda çalıştırırken Selin’in inlemeleri yükseldi. İlk orgazm sessiz ama şiddetli geldi; bacakları titredi, amı Can’ın parmaklarını ritmik olarak sıktı, sıcak bir ıslaklık yayıldı.Can ayağa kalktı, cebinden prezervatif çıkardı, açtı ve yarasına geçirdi. Selin’i yan yatırdı, arkasından yaklaştı. Yarasının başını girişe dayadı ve yavaşça içeri girdi. Selin’in amı sıcaktı ve daraldı. Can derin bir nefes aldı, kalçalarını geri çekip tekrar sertçe vurdu. İlk hareketler kontrollüydü; her seferinde dibine kadar batırıyor, çıkarıp tekrar sokuyordu. Selin’in tırnakları çarşafa battı. “Daha hızlı,” diye fısıldadı. Can hızlandı. Yatak gıcırdadı, dışarıdan sadece deniz rüzgârı ve uzak uçak sesi geliyordu.Pozisyon değiştirdiler. Selin sırtüstü yattı, Can bacaklarını omuzlarına aldı ve daha derine girdi. Bu açı her şeyi daha yoğun kılıyordu. Can bir eliyle klitorisini ovuştururken ritmi artırdı. Selin ikinci kez boşaldığında sesini tutamadı; boğuk bir inilti çıkardı. Can da hemen ardından geldi; prezervatifin içinde sıcaklık yayıldı, vücudu gerildi.Kısa bir mola verdiler. Can mutfaktan su getirdi, ikisi de nefeslerini topladı. Pencereden Florya’nın kararan denizi ve sahil ışıkları görünüyordu. Selin’in teni hâlâ titriyordu. Sonra tekrar dokundular. Bu sefer Selin üstteydi. Yavaşça oturdu, yara amını doldururken kalçalarını dairesel hareket ettirdi. Göğüsleri sallanıyor, Can’ın elleri belinde ve kalçalarındaydı. Selin öne eğildi, boynunu ısırdı, dilini kulak memesine gezdirdi, ritmi kendi istediği gibi ayarladı. Üçüncü orgazm daha uzun sürdü; tüm vücut gerildi, amı kasılarak Can’ın yarasını sıktı, sonra gevşedi.Banyoya geçtiler. Geniş duşun altında, sıcak suyun altında sikiştiler. Can Selin’i duvara yasladı, bacaklarını beline doladı ve ayakta girdi. Su her vuruşta sıçrıyordu. Selin’in sırtı fayansa yapışmış, inlemeleri buharla karışmıştı. Can bir eliyle klitorisini ovuştururken hızını artırdı. Selin dördüncü kez gelirken Can de boşaldı; bu sefer prezervatif değiştirmişlerdi.Temizlendikten sonra yatağa uzandılar. Islak saçlar yastığa iz bırakıyordu. Can Selin’in omzunu okşadı, parmaklarını saçlarında gezdirdi. “Bu semt… denizle iç içe,” dedi alçak sesle. “Ama bazen yalnızlık daha çok hissediliyor.” Selin cevap vermedi, sadece yanağına yaslandı. Konuşmak yerine tekrar dokunmaya başladılar. Bu sefer daha yavaş, daha uzun. Can Selin’i yan yatırdı, bacağını kaldırdı ve arkadan girdi. Hareketler derin ve ritmikti. Bir eliyle göğsünü tutuyor, meme ucunu sıkıyor, diğer eliyle klitorisine dokunuyordu. Selin beşinci orgazmını yaşarken Can de aynı anda geldi; ikisinin nefesi birleşti.Gece ilerledi. Odanın içinde sadece nefes sesleri, uzaktan gelen deniz uğultusu ve ara sıra geçen uçak sesi vardı. Can saatinin ışığına baktı. “Kalabilirim… istersen.” Selin başını salladı. Kıyafetlerini toplamadılar. Sadece çarşafın altında birbirlerine sardılar, tenleri hâlâ sıcaktı.Sabaha karşı bir kez daha uyandılar. Bu sefer hiç konuşmadan. Can Selin’i üstüne aldı, yavaşça indirdi. Güneş henüz doğmamıştı ama pencereden gri bir ışık süzülüyordu. Selin kalçalarını sallarken Can’ın elleri belindeydi, ritmi birlikte ayarladılar. Orgazm ikisi için de sessiz ve uzun geldi; vücutlar titredi, sonra gevşedi.Güneş yükseldiğinde Can giyindi. Kapıya kadar Selin’i öptü, alnına bir öpücük daha kondurdu. “Bir dahaki sefere… yine haber ver.” Selin gülümsedi, cevap vermedi.Florya’nın sabah sahili henüz uyanıyordu. Selin balkona çıktı. Aşağıda erken koşucular, deniz ve uzak uçaklar vardı. Vücudunun her yerinin hâlâ sızladığını hissetti. Amı hafifçe yanıyor, bacakları yorgundu, göğüsleri hâlâ hassastı ama yüzünde küçük bir gülümseme vardı. Bu sefer acele etmedi.O gece, deniz kenarında başlayan şey, sadece bir rastlantı değildi. Can’ın elleri, dili, yaraının ritmi, teninin sıcaklığı… hepsi hâlâ üzerindeydi. Selin ufkun üzerinde yükselen güneşe bakarken düşündü: bazen bir mesaj, bazen de yanlış zamanda, yanlış semtte gelen bir davet yeterdi. Ve o gece, Florya’nın tuzlu rüzgârıyla karışan izler, sabah ışığıyla birlikte silinmeyecekti.
Harbiye’nin dar ve kalabalık sokaklarında yürürken, akşamın ılık rüzgârı tenime çarpıyordu. Harbiye’n...
Bomonti’nin dar sokaklarında yürürken, akşamın nemli havası tenime yapışıyordu. Bomonti’nin eski bina...
İstanbul’un moda ve gece hayatıyla ünlü semti Osmanbey’in ışıklı caddelerinde, her şey “osmanbey escort” a...
Çerkezköy Vip’in loş, modern odasında, Trakya’nın gece sessizliği uzaktan hissedilirken Elif, o gece ilk kez kendini b...
Çatalca Vip’in loş, doğa manzaralı odasında, İstanbul’un kuzeybatı yakasının gece sessizliği uzaktan hissedilirken Eli...
Darıca Vip, Marmara’nın kıyısında, yeşil tepelerin eteğinde yükselen o modern sahil villasının adıydı. Gece, denizden gelen haf...
Edirne Vip’in loş, tarihi dokulu odasında, Trakya’nın gece sessizliği uzaktan hissedilirken Elif, o gece ilk kez kendi...
İstanbul’un hareketli semtlerinden biri olan Mecidiyeköy’ün gece ışıkları altında, her şey “mecidiyeköy escort&rdqu...
İstanbul’un Boğaz kıyısındaki en bilinen semtlerinden biri olan Ortaköy’ün cami ve sahil kenarındaki ışıklı sokakların...
Düzce Vip’in loş, orman manzaralı odasında, Karadeniz’in gece serinliği uzaktan hissedilirken Elif, o gece ilk kez ken...