Kandilli’de akşamüstü Boğaz’ın suları altın rengine bürünmüştü. Rüzgâr hafif esiyor, ağaçların dallarını usulca sallıyordu. Kandilli’nin sakin bir sokağındaki eski bir yalının üst katında, Deniz pencerenin kenarına oturmuş, karşı kıyıyı seyrediyordu. Birkaç cümle sonra yine Kandilli kelimesi döküldü dudaklarından: “Burada, Kandilli’de, seninle olmak… sanki zaman yavaşlıyor.” Karşısındaki adam, Baran, gülümsedi. Otuz beş yaşındaydı, geniş omuzları ve koyu sakalı vardı. Gözleri derin kahverengiydi. Deniz’le o gün bir sahil kafesinde tanışmışlardı. Konuşmalar akmış, bakışlar birbirine takılmış, sonra da buraya, Deniz’in evine gelmişlerdi. Deniz yavaşça ona doğru yürüdü. Lacivert, ince kumaşlı bir elbise giymişti; her adımda kalçalarının salınımı belli oluyordu. Baran’ın bakışları boynundan dekolteye, oradan beline indi. Deniz durdu, elini Baran’ın göğsüne koydu. “Kapıyı kilitledim,” dedi alçak sesle. “Kimse bozmaz bizi.” Baran’ın elleri beline sarıldı. Parmakları kumaşı kavradı, sonra yavaşça yukarı kaydırdı. Elbisenin fermuarını indirdi. Kumaş omuzlarından kayarak yere düştü. Altında siyah dantel bir sutyen ve külot vardı. Baran’ın nefesi hızlandı. Deniz’i kendine çekti, dudakları dudaklarına bastı. Öpüşme ateşliydi; diller birbirine dolandı, dişler dudakları hafifçe ısırdı. Baran’ın eli sutyenin içine girdi. Meme ucu çoktan sertleşmişti. Parmakları arasında sıkıp çevirdi. Deniz inledi, sesi öpüşün içine karıştı. Sutyen kısa sürede açıldı. Baran eğildi, bir göğsü ağzına aldı. Dili yavaş daireler çizdi, emdi, dişleriyle nazikçe çekti. Deniz’in parmakları Baran’ın saçlarına gömüldü. “Daha… daha fazla,” diye fısıldadı. Baran onu yatağa doğru götürdü. Yatak genişti, beyaz çarşaflarla seriliydi. Deniz sırtüstü uzandı. Baran külotunu yavaşça indirdi. Bacaklarını ayırdı. Arası parlaktı; ıslaklık iç dudaklarını kaplamıştı. Baran parmaklarını kaydırdı. Bir parmak yavaşça içeri girdi. Deniz’in kalçaları yukarı kalktı. İkinci parmak eklendi, ritmik hareketler başladı. Başparmak klitorise bastırıp daireler çizdi. Deniz’in nefesi kesik kesik çıkıyordu. “Orası… ah, orası…” Baran parmaklarını çekti, dilini yerine koydu. Sıcak dil klitorisin üzerinde gezindi, sonra aşağı inerek yarığı yaladı. İçeri daldı, sonra tekrar yukarı çıktı. Emme, yalama, hafif ısırma… Deniz’in bacakları titredi. Elleri çarşafı sıktı. Orgazm birikti, sonra patladı; kalçaları sarsıldı, sıcak bir akış Baran’ın diline aktı. Baran her damlasını yaladı. Deniz hâlâ titrerken Baran ayağa kalktı. Gömleğini çıkardı, pantolonunu indirdi. Kalın, damarlı penisi sertleşmişti. Ucu parlaktı. Deniz yatağın kenarına oturdu, elini uzattı. Şaftı kavradı, yavaşça okşadı. Sonra eğildi, dilini ucuna sürttü. Tuzlu tat. Ağzını açtı, başını yavaşça içeri aldı. Daha derine indi, boğazının gerisine kadar. Tükürük aktı, ıslak sesler yükseldi. Baran’ın eli saçlarına gitti, kalçaları hafifçe öne doğru itildi. Bir süre sonra Baran onu geri çekti. “İçine girmek istiyorum,” dedi boğuk sesle. Deniz sırtüstü uzandı, bacaklarını açtı. Baran üzerine çıktı, penisinin başını ıslak girişe sürttü. Yavaşça itti. Sıcak, dar bir et onu sardı. Deniz inledi; doluluk karnına kadar yayıldı. Baran tamamen içine girene kadar bekledi, sonra yavaş hareketlere başladı. Her girişte göğüsler sarsılıyor, her çıkışta ıslak sesler duyuluyordu. Tempo arttı. Baran’ın kalçaları daha sert çarpıyordu. Deniz bacaklarını beline doladı, tırnaklarını sırtına geçirdi. “Daha sert… lütfen,” diye yalvardı. Baran hızlandı. Yatak gıcırdadı. Deniz’in ikinci orgazmı şiddetli geldi; iç kasları Baran’ın penisini sımsıkı kavradı, sarsılarak boşaldı. Baran dayanamadı; birkaç sert hamleden sonra derinlere doğru boşaldı. Sıcak, yoğun bir akış Deniz’in içini doldurdu. Bir süre birbirlerinin üstünde kaldılar. Nefesleri yavaş yavaş sakinleşti. Baran kenara kaydı, Deniz’i kollarının arasına aldı. Ama gece henüz bitmemişti. Yarım saat sonra Deniz ayağa kalktı, mutfağa gitti. Su içti, sonra geri döndü. Baran hâlâ çıplaktı, yarı sert haliyle yatağa yaslanmıştı. Deniz onun üzerine çıktı, bacaklarını iki yanına açtı. Islaklığı devam ediyordu; önceki boşalmanın kalıntıları bacaklarından süzülüyordu. Baran’ın penisini eline aldı, tekrar sertleşene kadar okşadı. Sonra üzerine oturdu. Yavaşça indi. Bu sefer kontrol onda. Kalçalarını ileri geri hareket ettirdi, daireler çizdi. Göğüsleri sallanıyordu. Baran’ın elleri beline tutundu, bazen kalçalarını sıkarak tempo tutturdu. Deniz öne eğildi, dudaklarını Baran’ınkilere bastırdı. Öpüşürken kalçaları çalışmaya devam etti. Baran bir elini araya soktu, klitorisine bastırdı. Deniz’in hareketleri düzensizleşti. Üçüncü orgazmı otururken geldi; tüm vücudu gerildi, içinden sıcak bir dalga geçti. Baran da aynı anda boşaldı; ikinci kez, daha az yoğun ama yine sıcak. Daha sonra yatağa yan yana uzandılar. Kandilli’nin gece sesleri dışarıdan geliyordu; uzaktan bir vapur düdüğü, dalgaların sesi. Deniz’in başı Baran’ın göğsündeydi. “Bir daha,” dedi Deniz bir süre sonra. Sesinde hâlâ arzu vardı. Baran gülümsedi. Bu sefer Deniz’i yüzüstü çevirdi. Yastığı kalçalarının altına koydu. Arkadan yaklaştı. Parmaklarıyla ıslaklığını kontrol etti, sonra yavaşça girdi. Bu açı daha derindi. Deniz’in yüzü yastığa gömüldü, inlemeleri boğuk çıktı. Baran kalçalarını tutarak ritmik hareketler yaptı. Bazen yavaş, bazen sert. Bir elini öne uzatıp klitorisini ovmaya başladı. Deniz’in dördüncü orgazmı bu pozisyonda geldi; bacakları titredi, içi tekrar sıkılaştı. Baran peşinden geldi, son damlasına kadar boşaldı. Gece boyunca birkaç kez daha birbirlerine sarıldılar. Bazen sadece öpüştüler, bazen parmaklarla, bazen ağızla. Bir ara Deniz, Baran’ı dizlerinin üzerine oturtup arkasını dönerek ters oturdu. Kalçalarını sallarken Baran’ın elleri göğüslerini kavradı. Islak sesler, inlemeler, tenin tene sürtünmesi… Oda arzu ve ter kokusuyla doldu. Sabaha karşı ikisi de yorgun düştüler. Deniz, Baran’ın kolları arasında uykuya daldı. Pencereden süzülen ilk ışık Kandilli’nin sokaklarını aydınlatmaya başladığında hâlâ birbirlerine sarılıydılar. Gözlerini açtığında Baran hâlâ oradaydı. Deniz gülümsedi. “Kahvaltıdan önce… bir kez daha?” diye fısıldadı. Baran cevap vermedi; sadece onu öptü. Elleri yeniden bedeninde dolaşmaya başladı. Göğüslerini okşadı, meme uçlarını sıkıp çevirdi. Deniz’in bacakları kendiliğinden açıldı. Baran parmaklarını içeri soktu, ıslak ve sıcak yeri buldu. Deniz inledi. Baran onu sırtüstü yatırdı, bacaklarını omuzlarına aldı. Bu sefer daha yavaş, daha derin girdiler. Her hareket, her dokunuş bir önceki gecenin yorgunluğunu unutturuyordu. Deniz’in elleri Baran’ın sırtında gezindi, tırnakları hafif izler bıraktı. Tempo arttıkça inlemeleri de yükseldi. Baran bir eliyle klitorisini ovdu, diğer eliyle göğsünü kavradı. Deniz’in orgazmı uzun ve dalgalı geldi; tüm vücudu sarsıldı, içeriden sıcak sıvılar aktı. Baran da aynı anda boşaldı, son bir kez daha derinlere doğru. Sonra yatağa yığıldılar. Terlemiş, nefes nefese, ama mutlu. Deniz, Baran’ın göğsüne başını koydu. “Kandilli’de böyle bir gece geçireceğimi hiç düşünmemiştim,” dedi yumuşak bir sesle. Baran saçlarını okşadı. “Ben de.” Güneş yükselirken ikisi de yeniden birbirlerine yaklaştı. Bu sefer daha yavaş, daha şefkatli. Öpüşmeler, dokunuşlar, yavaşça girip çıkmalar… Her şey bir önceki gecenin aceleciliğinden uzaktı. Deniz’in bacakları Baran’ın beline dolandı, kalçaları ritme uydu. Baran’ın dili boynunu, kulağını, omuzlarını öptü. Deniz’in parmakları saçlarında gezinirken içerideki doluluk hissi onu yeniden coşturdu. Birlikte geldiler. Bu sefer daha sessiz, daha derin bir boşalma. Sıcaklık birbirlerinin içinde yayıldı. Sonra gerçekten dinlendiler. Öğleye doğru Deniz mutfakta kahve yaparken Baran arkasından sarıldı. Elleri elbisesinin altından içeri girdi, göğüslerini kavradı. Deniz gülümsedi, başını geriye yasladı. Baran’ın sertliği beline değiyordu. “Burada mı?” diye sordu. Baran cevap yerine eteğini sıyırdı. Deniz mutfak tezgâhına yaslandı. Baran arkadan girdi. Ayakta, hızlı ve tutkulu. Deniz’in elleri tezgâhı tuttu, her hamlede inledi. Baran bir eliyle klitorisini ovmaya devam etti. Kısa sürede ikisi de boşaldı. Sıcaklık Deniz’in bacaklarından aşağı aktı. Kahve soğumuştu. Ama umurlarında değildi. O gün boyunca evin her köşesinde birbirlerini buldular. Kanepede, duvara yaslanarak, duşta… Su altında kaygan bedenler birbirine sürtündü. Baran Deniz’i kaldırdı, bacaklarını beline doladı, duvara yaslayarak girdi. Su, ter ve arzunun karışımı bedenlerinden aktı. Akşam olduğunda ikisi de yatağa uzandılar. Bu sefer sadece sarıldılar. Ama eller yine de bedenlerde gezindi. Deniz’in parmakları Baran’ın penisini yavaşça okşadı, Baran’ın parmakları Deniz’in ıslaklığını keşfetti. Yavaş yavaş yeniden sertleştiler. Deniz, Baran’ın üzerine çıktı, yavaşça oturdu. Bu sefer hiç acele etmediler. Kalçalar nazikçe salındı, bakışlar birbirine kilitlendi. Orgazmlar yumuşak ve uzun sürdü. Gece yine çöktü. Kandilli’nin ışıkları pencereden süzülürken Deniz ve Baran birbirlerinin kollarında yeni bir arzunun eşiğindeydiler. Deniz fısıldadı: “Yarın da kal…” Baran öptü onu. “Kalacağım.” Ve elleri yeniden, yavaşça, bedenlerinde dolaşmaya başladı.
Harbiye’nin dar ve kalabalık sokaklarında yürürken, akşamın ılık rüzgârı tenime çarpıyordu. Harbiye’n...
Bomonti’nin dar sokaklarında yürürken, akşamın nemli havası tenime yapışıyordu. Bomonti’nin eski bina...
İstanbul’un moda ve gece hayatıyla ünlü semti Osmanbey’in ışıklı caddelerinde, her şey “osmanbey escort” a...
Çerkezköy Vip’in loş, modern odasında, Trakya’nın gece sessizliği uzaktan hissedilirken Elif, o gece ilk kez kendini b...
Çatalca Vip’in loş, doğa manzaralı odasında, İstanbul’un kuzeybatı yakasının gece sessizliği uzaktan hissedilirken Eli...
Darıca Vip, Marmara’nın kıyısında, yeşil tepelerin eteğinde yükselen o modern sahil villasının adıydı. Gece, denizden gelen haf...
Edirne Vip’in loş, tarihi dokulu odasında, Trakya’nın gece sessizliği uzaktan hissedilirken Elif, o gece ilk kez kendi...
İstanbul’un hareketli semtlerinden biri olan Mecidiyeköy’ün gece ışıkları altında, her şey “mecidiyeköy escort&rdqu...
İstanbul’un Boğaz kıyısındaki en bilinen semtlerinden biri olan Ortaköy’ün cami ve sahil kenarındaki ışıklı sokakların...
Düzce Vip’in loş, orman manzaralı odasında, Karadeniz’in gece serinliği uzaktan hissedilirken Elif, o gece ilk kez ken...